KISA SÜREN SİNEMA YAŞAMI

Türk izleyicilerin yakından bildiği, Kırgız Türklerinin sinemasında, oyuncu ve yönetmen olarak derin izler bırakan Bolotbek Şamşıyev’in, çocuk oyuncu olarak yer aldığı Botogöz kurmacasının yönetmeni Larisa Şepitko.

Sovyetler Birliği döneminde, öncelikli bir yaymaca alanı olarak görülen yedinci sanat, yönetimce kollanan, desteklenen; batı yurtlarında şimdi bile görülmeyen olanakların, genç sanatçıların kullanımına sunulduğu, ayrıcalıklı bir ortama sahipti.

Moskova’nın sinema okullarında okuyanlar, ilgilerine uygun meslek dallarında edindikleri bilgi ve deneyimleri, daha henüz okuldayken bile uygulama olanağını buluyorlardı.

Larisa Şepitko, görece özgür ve olanaklı bu çevrede yetişen şanslı seçkinlerden biri. Üniversiteyi bitirme tezi denilebilecek bir çalışma olan Deve Gözü, Larisa Şepitko’nun ilk uzun kurmacası. Cengiz Aytmatov’un aynı adlı öyküsünden uyarlanan kurmaca, dönemin koşulları içerisindeki Kırgız yaşamından izler taşıyor.

Sonraları yaşam yoldaşı olan, Gel ve Gör kurmacasının yönetmeni Elem Klimov, İz Sürücü, Solyaris, Kurban gibi efsane kurmacaları yönetmeni Adrey Tarkovski; Sovyet sınırları içerisindeki, Cengiz Aytmatov, Bolotbek Şamşıyev, Hocakulu Narlıyev, Maya Gözel Aymedova, Tölömüş Okayev gibi Türk aydınları ve sanatçılarıyla dönem arkadaşlığı olan Larisa Şepitko, 1938 yılında Bahmut kentinde doğdu.

Günümüzde Donesk sınırları içinde kalan Bahmut, o yıllarda Şepitko gibi Ukraynalı diye anılan Tatar, Slav karışımı halkın yaşadığı bir bölgeydi.

Oyuncu, yazar ve yönetmen olarak ürettiği yapıtlarında bölgesel izler görülen Şepitko, 1962 yılında, aynı adlı öyküden uyarladığı Deve Gözü’nün hem oyun yazarı, hem de yönetmeni olarak başladığı sinema yaşamını, öldüğü 1979 yılına dek sürdürdü.

Yarım kalan Matyora’ya Veda adlı kurmacası için yer seçimi gezisi sırasında, uğradıkları yol kazası sonucu, araç içindeki beş arkadaşıyla birlikte öldü.

Arkadaşı yönetmen Hocakulu Narlıyev, Aymedova, Şepitko ve diğerleriyle birlikte oldukları o gün yaşadıklarını anlatıyor: “… Larisa erken ayrılmak istedi, onu evine bıraktım. Kapıda sarıldı ve ayılırken ‘ben öleceğim’ dedi. Şaşırdım. İşine yoğunlaşmış ruh haline verdim, arkadaşlarımın yanına geri döndüm. Ertesi gün, kazayı duydum…”

Andrei Tarkovsky, günlüğüne arkadaşı hakkında şunları yazdı: “Dün Larisa Şeptiko ve beş kişinin cenazesi vardı. Bir araba kazası. Hepsi anında öldü. Öyle aniden ki, hiçbirinin kanında adrenalin yoktu. Sürücü uyuyakalmış gibi görünüyor. Sabahın erken saatleriydi. Ostaçkovo ile Kalinin arasındaydı.”

Elem Klimov, Larisa Şepitko’nun yarım kalan kurmacasını tamamladı ve Larisa adlı yirmi dakikalık belgesel yapımla onu sonsuzluğa emanet etti.

LARİSA ŞEPİTKO (1938-1979)

Ede Kitap

Yorum

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı buraya giriniz